18 06 2016

uyumlamalar

  • Uyumlamalar

Reiki’yi kullanma yetisi, uyumlama yoluyla bireyden bireye aktarılır. Uyumlama sayesin­de aura kanalları da temizlenirler.

Reiki'ye uyumlanan bireyin frekansı, Rei- ki’nin gücüne göre ayarlanır. Reiki öğretmeni, öğrenciyi ilgili Reiki Aşaması’nın enerji frekan­sıyla uyumlu bir hâle getirir, ondan sonra da enerji çoğalarak akmaya başlar. Enerjinin kali­tesi Birinci Aşama’da da, Üstatlık Aşaması’nda da aynıdır, çünkü yaşam enerjisinde bir hiye­rarşi bulunmaz. Her aşamadaki enerji farklılı­ğı, enerjinin bireyde akan miktarında ortaya çıkar. Bir insanın enerji sisteminden ne kadar çok enerji akarsa, o insanın ruhsal alandaki derinliklerine o kadar çok hitap edilir. Bunun için üstatlığa uyumlanmanın ruhsal niteliği, Bi­rinci ve İkinci Aşama’ya uyumlanmaya göre farklıdır.

Uyumlama birkaç dakika sürer. Uyumlana- cak birey rahat bir şekilde oturur, gözlerini ka­patır ve dikkatini kendi içine yöneltir. Reiki öğretmeni de kesin hatlarla belirlenen bir ri- tüeli gerçekleştirir: Birinci Aşama Reiki'de bu, 4 aşamalı bir uyumlamadır. Dört aşamada ger­çekleştirilecek olan bu uyumlama 3 gün içeri­sinde tamamlanmalıdır, ama Birinci Aşamanın uyumlaması, genellikle birbirini takip eden 2 gün içerisinde de bitirilebilir. İkinci Aşama Reiki'de, uyumlanan birey artık Reiki’nin gü­cüne alışmış olduğu için, peş-peşe 3 uyumla- ma yapılır. Burada, uyumlanan bireye (alıcıya) farklı etki imkânlan sağlayan üç sembol verilir. Üçüncü Aşama’da, yani Üstatlık Aşaması’nda bir uyumlama daha yapılır ve bireye (alıcıya) Üstatlık Sembolü verilir.

Uyumlama tekniği, Reiki öğretmeninin te­miz bir kanal vazifesi gördüğü bir ritüeldir. Bu­nun daha iyi anlaşılması için, ritüelin yapısına kısaca değinmek istiyorum: Daha önce, varo­lan her şeyin bir enerji olduğunu ve her ener­jinin belirli bir içeriğe, yani belirli bir enfor­masyona sahip bulunduğunu tespit etmiştik. Ancak her içerik kendisini gösterebilmek için belirli bir forma ihtiyaç duyar. Form ve içerik birbirlerini zorunlu kılarlar. İnsanda, gelişim ve tecrübe seviyesine göre farklılık gösteren ve belirli bir niteliğe sahip olan ruhsal enerji­ler bulunur. Bilinç bir enerjidir. Enerji ise, içe­rik ve enformasyondur. Bu nedenle de her za­man bir enformasyon taşıyıcısı bir forma ihti­yaç duyar.

Madde-üstü alanda formun ve içerik taşıyı­cısının karşılığı, insanın ruhsal yapısıdır. Bu yapı, kendisini auranın bazı alanlarına ve be­dene yansıtarak gösterir. Bu formlara ve yapı­lara içerik akar, yani belirli bir enformasyon ve enerji dolar. Bir insanın bilinç içeriği ve bilinç yapısı sürekli olarak değişir. Gelişimine bağlı olarak bilincinin yapısı ve içeriği 15 yaşınday­ken başka, 30 yaşına geldiğinde ise çok daha başkadır. Ondaki bu farkı oluşturan şey, 15 yıl içerisinde geçirdiği tecrübelerdir. Değişik enerjilerle yaşanan tecrübeler bilinci genişle­tirler.

Tecrübe, bir davranışa dayanır. Bir insanın davranışı da formu oluşturur. Bir insanın belir­li bir yöndeki davranışı, çevresinin veya kendi içsel dinamiklerinin çeşitli reaksiyonlanna yol açar. Böylelikle kişi enformasyonlar elde eder ve belirli kalitedeki enerjileri yaşar, sonra da bunlan değerlendirmek zorunda kalır. Geribil­dirim ve tecrübeden çıkarılan bilgiler, tecrü­benin içeriğini oluştururlar. Yani insan için tec­rübe edinmek, form ve içeriği kullanmaktan başka bir şey değildir. Form ve içerik, yaşanan her tecrübeyle sürekli olarak değişirler.

Meselâ Birinci Aşama Reiki’ye uyumlanma tecrübesini yaşamak için, önce buna karar ve­rilmeli ve bu amaca uygun olan belirli bazı öğ­renme süreçlerinden ve tecrübelerinden ge­çilmiş olunmalıdır. Yani Reiki ile enerjetik bir rezonansa geçebilmek için, bilincin formu ve içeriği çeşitli tecrübelerle değişmiş ve Rei­ki’ye uygun bir hâle getirilmiş olmalıdır. Re­zonans, belirli enerjilerin form ve içeriklerini biçimlendiren tecrübeler süreci sonucunda gerçekleştirilebilir.

Bunu açıklayan basit bir ömek verelim: Kendimi geliştirmek istediğimde, yani kendi­me enformasyon ve içerik sağlamak istediğim­de, belirli bir form oluşturmam gerekir. Mese­lâ bir okula kayıt olmak, her gün okula gitmek, her gün sınıfta oturmak gibi... Böyle bir du­rumda davranışlanmın ve düşüncelerimin for­mu, beni içerikle temasa geçirir. Veya medi- tasyon yaparak bilincimi genişletmek istedi­ğimde ve aydınlanmaya ulaşma arzusu duy­duğumda, bir formu düzenli olarak kullanma­lıyım ya da oluşturmalıyım; yani oturmalı, göz­lerimi kapamalı ve konsantre olmalıyım, çün­kü ancak bu formları kullanarak isteklerimi gerçekleştirebilirim. Özellikle meditasyon yo­luyla, form ve içeriğin birlikte üstlendikleri roller net olarak gözlemlenebilir. En yüksek bilinç ve aydınlanma hâli, belirli enerji nitelik­


 

lerine sahip olan bilinçlenme durumlarıdır. Bu enerji evrende zaten daima bulunur. İnsan, ancak uzun süreli alıştırmalarla ve disiplinli çalışmalarla kendisini geliştirerek, bu enerji­nin akabileceği uygun bir formu hazırlayabilir.

Görüyoruz ki, hayat hep form ve içerik tara­fından belirleniyor ve belirli bir bilinç, daima belirli bir formu ve içeriği temsil ediyor. Belir­li bir bilinci temsil eden enerjiler zaten hep varolmuşlardır! Bunlara, rahat bir hayat sür­memizi sağlayan bilinç enerjileri de dahildir. Öyleyse doğru formu geliştirerek bu enerjiye ulaşmalıyız. Normal şartlarda bunu yaşayarak ve çeşitli tecrübeler edinerek yapanz. Dolayı­sıyla Reiki olmadan da uygun bir bilince sahip olan, yani aynı miktardaki ve aynı kalitedeki enerjilerle bir Reiki üstadı kadar temasa geçe­bilen epeyce insan bulunur.

Belirli bir bilinç kalitesine sahip olan bir in­sanın, iradesini kullanarak ve farkında olarak belirli bir enerjiyle rezonansa ve temasa geç­mesi mümkündür. Ama bunun için hangi for­mu hazırlaması gerektiğini bilmesi gerekir. Formun nasıl olması gerektiğini bilen bir in­san, her türlü enerjiyle temas kurabilir. Form, bilinçli olarak ve bir ritüelin ya da bir sembo­lün kullanımıyla oluşturulabilir ve belirli bir enerjiyle rezonansa girmeyi mümkün kılar. Ri- tüeller hakkmdaki bilgiler daima kültürlerin bir parçası olmuşlardır. Bilhassa primitif (ilkel) kabileler ritüellerin ürkütücü gücünden fayda­lanırlardı. Bu kabilelerdeki uyumlama (inisi- yasyon) ritüelleri bununla ilgili olan mükem­mel örneklerdir. Genç bir erkek, artık gerçek bir erkek olmayı ve kabilesindeki erkeklerin de onu bir erkek olarak kabul etmelerini iste­diğinde, erkekliğini bir ritüelle kanıtlamak zo­rundaydı. Bu ritüel aynı zamanda bir cesaret sınavıydı ve psikolojik açıdan çeşitli zorluklar­la bağlantılıydı. Kabile, genç bir erkeğin belir­li bir enerjiyi nasıl üretebileceğini, bununla cesaret sınavını nasıl geçebileceğini ve nasıl gerçek bir erkek olabileceğini bilirdi. Bunun için belirli bir ritüel uygulanır, yani uygun bir form yaratılırdı. Böylelikle genç erkek, belirli bir enerji niteliğiyle temasa geçerek ve bu enerji niteliğini deneyimleyerek, kendisine entegre etmek zorunda kalırdı. Bunu başardı­ğında, artık gerekli değerleri kazandığı için, kabilesinde gerçek bir erkek olarak kabul gö­rürdü.

Aynı durum, Reiki uyumlamasında (inisi- yasyonunda) da oluyor. Burada da belirli bir form yaratılıyor ve bu form, belirli bir enerji ni­teliğiyle temasa geçmeyi mümkün kılıyor. As­lında Reiki enerjisinin formu yoktur, yani onun bir şekli bulunmaz. Bu bakımdan, Reiki öğret­meni, uyumlama ritüeli esnasında bir nevî "şekilsizlik” hâli yaratmak zorundadır. Öğret­men, zihinsel bir boşluk ve zihinsel bir ser­bestlik içerisinde olmalıdır Bu "şekilsizlik" hâlini zihninde ne kadar uzun sürdürebilirse, Reiki’ye vasıta olma fonksiyonu o kadar iyidir, o miktarda Reiki enerjisi akıtabilir.

Reiki öğretmeninin bilgi zenginliği ile ken­disinin yalnız vasıta olduğu idraki birleşirse ri­tüelin akışına kapılır. "Şimdi sırada hangi adım var?” diye düşünerek, tereddütler yaşa­maz. Ritüel adeta kendi akışıyla tamamlanır. Bu anlamda, uyumlama yapmak bir Reiki öğ­retmeni için her seferinde yeni bir mucize gi­bidir. Tıpkı uyumlanan öğrenci gibi, onu uyumlayan öğretmen de uyumlama esnasında aktifleşen enerjilerin rahatlatıcı tesirlerine gi­rer.

Uyumlama, bütün Reiki semineri boyunca grup atmosferini etkileyerek, grup üzerinde uzun süreli bir memnuniyet hissi yaratır. Bu durum genellikle derin bir iç huzuru ve doyum

duygusuyla ifade edilir.

Reiki uyumlamasında değişik bireysel etki­ler meydana gelirler. Bunlar birbirlerini etkile­yerek bir bütün olarak iyileşmeyi desteklerler: Enerji blokajlan çözülerek fiziksel, zihinsel ve duygusal arınma süreci harekete geçirilir. Ya­şam enerjisinin gücü aktarılırken, aynı zaman­da bireyin frekansı da yükseltilir. Aynı etkiler, Reiki düzenli olarak kullanıldığında da yaşa­nır.

Uyumlamada bireyin bilinç frekansı yük­seltilir. Bu, bilincin genişlemesi anlamına ge­lir. Uyumlanan kişi, daha yüksek bir bilince ulaşır. Tabii ki bu hemen bir anda olmaz. Fre­kansın bilinçli olarak artırılmasıyla birlikte, bir tecrübe vakumu meydana gelir: Yükselen bi­linç frekansı ile öğrenme ve gelişme süreçleri arasında bir çeşit bilgi boşluğu oluşur. Bilinç genişlemesinin sürekliliğini sağlayabilmek için bu boşluk tekrar doldurulmalıdır. Bunun için uyumlamayı izleyen, özellikle ilk 21 gün yoğun bir arınma (temizlenme) sürecinden bahsedilir.

Bu temizlenme sürecinde bireyde esaslı ve kesin değişimler meydana gelir. Hayata ait konulardaki görüşleri, fikirleri ve tutumlan bu arınma sürecinde sıklıkla değişir. Yeni yollara girmeye başlar, yeni alanlarla uğraşır, daha ak­tif ve kendiliğinden olur. Belki uzun bir süre­dir plânladığı bir projeyi hayata geçirir, insan­larla ilişkilerine yeniden bakar.

Bütün bunlar temizlenme sürecinin bir par­çası olabilir ve böylece birey, annma sürecin­de ihtiyacı olan tecrübe boşluğunu doldurarak açığını kapatır. Birey bu işlemleri yerine geti­rirse, onun bilinç genişlemesi süreklilik kaza­nır. Bu değişimleri isteyerek kabul etmesi de onun yarannadır.

Değişim, her zaman öğrenmek anlamına gelir. Öğrenmek, bilinçlenmek demektir. Birey eğer bu değişimleri kabul etmezse, bilincinin frekansı nasıl yükselmişse, tekrar aynı şekilde düşer. Görüldüğü gibi, bu tamamen bireyin kendi seçimine ve kararına kalan bir durum­dur.

Reiki yardımıyla gelişmek için, hayat ne ge­tiriyorsa onu kabul etmek ve yaşamak gerekir. Çünkü hayatın bize getirdikleri, tam da çöz­mek zorunda olduğumuz görevlerdir. Reiki ile gelişim yolundaki bazı bilinçlenme süreçlerini hızlandırmak mümkündür. Reiki de dahil hiç­bir metot, insanın öğrenme sürecini ortadan kaldıramaz. Reiki, insanı öğrenmesi gereken görevlere yaklaştırarak, bazı durumlarda fay­dalı kararlar almasını destekler.

Uyumlama işlemi bazı insanlar tarafından dinî bir olguymuş gibi algılanır. Gerçekten de uyumlamaya bu şekilde bakılabilir. Uyumla­ma, alıcının çalışıp-gelişerek ulaştığı sabit bir nokta gibidir. Bu sabit noktayı yaşamak, bir dönüm noktası ya da bir dönüşüm noktası ola­rak görünebilir. Neticede hep bireysel olarak cereyan eden süreçler, tümüyle açıklanama- dıkları için, bir şeyler daima açıklanamadan kalmaktadırlar.

İnsanda hayranlık uyandıran da, bu açıkla­namayan şeylerdir. Bu bakımdan insan için uyumlanma, onun daha yüksekte bulunan bir güce (Yaratan a) dönüp-bağlanması anlamına gelebilir. Dönme ve bağlanma şuuru sadece birkaç saniyelik, kısacık bir tecrübe olsa bile, insanın hayatında bir dönüşüm yaratabilir. O bakımdan Reiki’ye uyumlanmak bazı insanlar için, içlerinde taşıdıkları ve daima özledikleri o en derin ihtiyacın bir süreliğine karşılanma­sı demek olabilir. Bu, insanın kendiliğiyle te­mas halidir; büyük bir arayışın geçici olarak bitmesi ve hedefe varma duygusudur. 

28
0
0
Yorum Yaz