09 06 2016

Usui Reiki Giriş - 3

kişisel BİLİNÇDIŞI

Şu anda "ben” ile doğrudan ilişkilendiril- meyen her şey “bilinçdışı” olarak adlandırıla­bilir. O halde insanın bildiği, ama şu anda üze­rinde düşünmediği her şey bilinçdışıdır. Geç­mişte bilincinde olunan, ama şu anda unutu­lan duyularla, algılanmasına rağmen pek fazla üzerinde durulmayan, istemdışı, yani farkında olmadan hissedilen, düşünülen, hatırlanan ve yapılan her şey bilinçdışıdır. Bilinçdışında bu­lunan ve ileride bilince çıkmak üzere hazırla­nan her şey de bilinçdışıdır. Aslında bütün bu içerikler de, tıpkı bilinçli düşünceler ve duy­gular gibi, insana ait özelliklerdir. Farklan, sa­dece bilinçdışında yer almalarıdır.

Zaman içinde, bilinçdışı içeriklerin bilinci­ne ya varılır ya da varılamaz. Bunun anlamı şu­dur: Bazı içerikler hatırlanarak bilince iletile­bilirlerken, bazılan iletilemezler. İletilemeyiş- lerinin nedeni, çoğunlukla bilinç tarafından baskılanıyor olmalarındandır.

Burada yararlı ve sakıncalı yönleriyle bilin­mesi gereken bir durum vardır: Her birey ken­di bilinçdışının etkisi altında bulunur. Bunu bilip-bilmemesi önemli değildir. Bilinçdışının bireye olan etkisi olumlu olabildiği gibi, olum­suz da olabilir.

Ancak birey, kendi bilinçdışı üzerinde çalı­şırsa, onu bilinçli bir şekilde etkileyerek-de- ğiştirebilir. Yani bilinçdışımızın hayatımız üze­rindeki etkilerini kontrol etmemiz mümkün­dür.

Bilinçdışı, resimlerden oluşur. Bu sebeple bilinçdışının, resmederek veya görüntüleye­rek işlediğinden (düşündüğünden) bahsedilir. Yaşanan ve sonradan unutulan bütün tecrübe­ler, her zaman bilinçdışında kayıtlı bulunurlar. Bilinçdışı her şeyi resmederek koruyan bir çe­şit bellek ya da kayıt deposu gibidir.

İnsan bir önceki gün ne yaptığını kolayca bilincine çağırabilir. Düşünerek, bilinç fonksi­yonunu harekete geçirir ve bilinçdışında ka­yıtlı bulunan bir şeyi bilincine taşıyabilir. Fa­kat yıllar öncesinde yaşadığı önemsiz olayları hatırlaması o kadar kolay olmaz. Çünkü önem­siz olan şeylerle ilgili anılar çok belirsizdirler. Geçmişte yaşananlar (pozitif ya da negatif) yoğun etkiler yaratmışlarsa, bilinç genellikle bunlan hatırlamakta güçlük çekmez.

Hatırlanılması istenilen şeyi ilgili duyguyla birleştirerek, bir resim halinde "ben’e ulaştı- nr. Fakat geçmişte yaşananlar çok acı verici ve sarsıcı nitelikteyse, bu içerikler "ben" veya bi­linç tarafından bilinçdışına itilip, orada şid­detle baskılanırlar. İşte bu anılann yeniden bilince çağnlması oldukça zor ve zahmetlidir.

Bilinçdışında baskılamanın amacı, "ben” ya da bilinç için, acıdan kaçınmaktır. Çünkü bas­kılanan içerikler tekrar hatırlanıldığında, acı verici tecrübeye eşlik eden duygular da tekrar yaşanır. Acı verici tecrübeleri bilinçdışında baskılayan enstrümana "savunma mekanizma­sı” denilir. Savunma mekanizmalan, acı dolu tecrübelerin yeniden bilince sızıp-çıkmalarını engellerler.

Bireysel yaşam hikâyesiyle somut bağlantı­sı olan bütün bilinçdışı içeriklerin bulunduğu alana "kişisel bilinçdışı” denilir.

Kişisel bilinçdışında "içimizdeki çocuk" ve “gölge” diye adlandırılan iki önemli bölüm yer alır.


 

18
0
0
Yorum Yaz